21 Aralık 2011 Çarşamba

Kolay'a Dair


Neresinden tutsam elimde kalan meseleler var. Küçükken "yakıp, getir" diye dedemin elime verdiği Bafra tanesi gibi. Yakmak ne demekti bir kere? Nasıl yakıp getireceğim? Zaten küçük parmağım kadar bir sigara tanesi. Velev ki yaktım. Odaya gidene dek iki nefeslik ya kalıyor ya kalmıyor meret.

Bafra'yı hatırlamayan insanlar varsa biraz biraz büyümüş sayabilirim kendimi. Hala birçok mesele var ki tutulacak yanı yok. Hüsnü-zan ile bazı boşlukları doldurma gayretim de fena halde yormaya başladı beni.

Öyle derdini, fikrini sofra bezi kıvamında açmayı beceremeyen biri olduğum için neresinden tutsam elimde kalan mevzuların sayısı artıyor bir bir. Bazen akl-ı selime danıştığım mevzular oluyor. Hemen Şah Bilge duruşu alıyor ve "O kolay da benim şu mevzu ne olur sence?" diyorlar. Arkadaş bu kadar kolay madem, bu gerzek meseleler bir benim elime mi sakız gibi yapışıyor?
Her neyse beni boş verin. Siz iyisiniz ya?